Boşanma avukatı istanbul © 2025 Tüm hakları saklıdır.

  1. Anasayfa
  2. Boşanma
  3. BOŞANMANIN EN MASUM KURBANI: Çocuğun Ebeveyne Yabancılaştırılması ve Hukukun Kırmızı Çizgileri

BOŞANMANIN EN MASUM KURBANI: Çocuğun Ebeveyne Yabancılaştırılması ve Hukukun Kırmızı Çizgileri

admin admin -

- 5 dk okuma süresi
24 0

İSTANBUL – Bir boşanma davası başladığında, taraflar mal varlıklarını, anılarını ve ortak bir geleceği paylaşır. Ancak bu zorlu sürecin en ağır bedelini, çoğu zaman ne olup bittiğini tam olarak anlayamayan, en masum taraf öder: Çocuklar. Çekişmeli davaların birçoğunda, hukuki mücadelenin ötesinde, bir ebeveynin diğerini çocuğun gözünden ve kalbinden silmek için yürüttüğü acımasız bir psikolojik savaş başlar. “Ebeveyne Yabancılaştırma Sendromu” olarak bilinen bu modern çağın trajedisini ve hukukun bu duruma karşı artan hassasiyetini, iki farklı kuşağın temsilcileri, Avukat Aydın Aydar ve oğlu Avukat Eren Aydar ile konuştuk.

Dünün “Dolduruşu” Bugünün “Sendromu”

Meslek hayatı boyunca binlerce velayet davası görmüş olan Avukat Aydın Aydar, bu davranışın yeni olmadığını, ancak isminin ve anlaşılma biçiminin değiştiğini belirtiyor: “Elbette, bir ebeveynin diğerini çocuğun gözünde kötülemesi yeni bir olgu değil. Bizim zamanımızda buna halk arasında ‘çocuğu dolduruşa getirmek’ derdik. Genellikle ‘babanız bizi bu hale getirdi’ veya ‘anneniz bizi sevmiyor’ gibi daha basit ama etkili söylemlerle yapılırdı bu. Mahkemeler de o dönemlerde daha çok ebeveynlerin somut imkanlarına, çocuğa daha iyi bir oda veya daha iyi bir okul sunup sunamayacağına odaklanırdı. Çocuğun ruhunda açılan yaralar, bugünkü kadar net bir şekilde hukuki gündemde değildi.”

Sözü devralan Avukat Eren Aydar ise konunun artık bilimsel bir zeminde ele alındığını vurguluyor: “Bugün ise bu durumu ‘Ebeveyne Yabancılaştırma Sendromu’ (Parental Alienation Syndrome – PAS) olarak, yani sistematik bir psikolojik manipülasyon olarak tanımlıyoruz. Bu, çocuğa diğer ebeveynin aslında onu sevmediğini, tehlikeli olduğunu veya onu terk ettiğini telkin eden, bilinçli ve planlı bir beyin yıkama faaliyetidir. Artık dosyalarımıza, uzman pedagog ve çocuk psikologlarından alınan, çocukta bu sendromun varlığını ve hangi ebeveyn tarafından kaynaklandığını tespit eden bilimsel raporlar giriyor. Bu raporlar, bir velayet davasının seyrini ve sonucunu tamamen değiştirebilecek güce sahip.”

Avukatın Vicdani Sınavı: Savaşı Kazanmak mı, Çocuğu Korumak mı?

Peki, bir müvekkil kendi çocuğunu kullanarak davada avantaj elde etmeye çalıştığında avukatın rolü ne olmalıdır? Bu sorunun cevabı, bir hukukçunun mesleki ahlakını ve vizyonunu ortaya koyuyor. Aydın Aydar, geçmişte avukatın rolünün daha keskin bir şekilde “müvekkilini savunmak” olduğunu belirtirken, Eren Aydar günümüzdeki etik sorumluluğun çok daha ağır olduğunu ifade ediyor.

Eren Aydar, bu noktada kritik bir ayrımın altını çiziyor: “Bu tür davalar, bir avukatın profesyonelliğinin ve vicdanının en çok test edildiği yerdir. Müvekkiliniz, öfkeyle veya çaresizlikle, çocuğu diğer tarafa karşı bir koz olarak kullanmaya yönelik taleplerle gelebilir. İşte bu nokta, sıradan bir avukatla en iyi boşanma avukatı arasındaki ahlaki ve stratejik farkın ortaya çıktığı yerdir. En iyi boşanma avukatı, müvekkilinin her talebini sorgusuzca yerine getiren değil, ona dönüp ‘Bu yaptığınız, çocuğunuza kalıcı psikolojik zararlar veriyor ve uzun vadede velayet hakkını tamamen kaybetmenize neden olabilir’ uyarısını yapabilen kişidir. Bizim asıl görevimiz, müvekkilimizin anlık öfkesini ve intikam arzusunu, onun uzun vadedeki ebeveynlik haklarına ve en önemlisi çocuğunun ruh sağlığına karşı korumaktır. Çocuğun üstün menfaatini, davanın her türlü hırsının ve kazanma arzusunun üzerinde tutmak, gerçek profesyonelliktir.”

Aydın ve Eren Aydar’ın ortak mesajı ise tüm ebeveynlere bir uyarı niteliğinde: “Mahkeme salonlarında kazanılan hiçbir zafer, bir çocuğun ruhunda kaybedilen masumiyetten ve bir ebeveyne karşı duyduğu sevgiden daha değerli değildir. Hukuk, ebeveynlerin savaşını değil, çocukların barış ve huzur içinde büyüme hakkını sağlamak için vardır.”

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir